top of page

Yaratılış Amacımızı Bilelim!

  • Editör
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Ey Değerli İnsan!

Hepimiz bu dünyaya gönderildik ve dünya şartları içinde yaşıyoruz. Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz öğretmeniz, kimimiz başka bir meslekteyiz... Hepimizin ortak noktası ise, Hayatın akışı içinde çalışıyor, yoruluyor, seviniyor, üzülüyor ancak eninde sonunda bir gün bu dünyadan ayrılacağımız gerçeğiyle yüz yüze yaşıyoruz. Ancak ne var ki bu noktada, çoğu zaman kendimize varlığımızın en temel ve en önemli sorusunu sormayı ihmal ediyoruz.

Gelin, bu en önemli soruyu kendimize hemen soralım:

"Ben niçin yaratıldım?"

Bu soru, hepimizin cevaplaması gereken en temel sorudur. Çünkü hayatımıza yön veren, hedeflerimizi belirleyen ve davranışlarımızı anlamlı kılan şey, yaratılış gayemizi bilmemizdir.

İnsanlığı en önemli rehberi olan Kur'an-ı Kerîm bu soruya açık bir cevap verir:

"Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyât, 51/56)

Buradaki kulluk, yalnızca namaz kılmak veya oruç tutmaktan ibaret değildir. Kulluk; Allah'ı bilmek ve tanımak, O'na güvenmek, O'nun emirlerini hayatın merkezine almak ve bütün hayatı O'nun rızasını kazanacak şekilde yaşamaktır.

Dikkat edelim! İşte bu noktada hepimizin imtihanı başlamaktadır! Nitekim bir başka ayette Rabbimiz şöyle buyurur:

"O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratandır." (Mülk, 67/2)

Demek ki dünya, ebedî kalınacak bir yer değil; geçici bir imtihan yurdudur. Servet, makam, şöhret ve güç hepsi bizlere imtihan unsuru olarak verilmiştir. Bunlar insanın gerçek başarısını belirlemez. Asıl başarı, bütün bu imkanları ahireti kazanmak yolunda kullanarak Allah'ın rızasını ve ebedi saadeti kazanabilmektir. Bu da Allah'a ı tanımak ve O'na kulluk etmekten geçer. Dikkat edelim ve imtihanı kaybetmeyelim!

Kur'an bize, başıboş bırakılmadığımızı açıkça bildirir:

"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?" (Kıyâme, 75/36)

Hayatımızdaki her nimet, her imkân ve her sorumluluk bize emanet edilmiştir. En önce, yokluktan var edildik, sonra da sonsuz nimetler bize bahşedildi. Gözümüz, kulağımız, dilimiz, malımız, zamanımız ve ömrümüz hakkında bir gün mutlaka hesap vereceğiz.

Yüce Allah şöyle buyurur:

"Sizi boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" (Mü'minûn, 23/115)

Bizler yalnızca yiyip içmek, çalışıp kazanmak ve eğlenmek için yaratılmadık. Bunlar hayatımızın birer parçasıdır; ancak asla amacı değildir. Asıl amaç, Allah'ı tanımak, O'na iman etmek, O'na kulluk etmek ve ebedî hayat için hazırlık yapmaktır.

Gelin bugünden tezi yok hayatımızı esas amaç olan Allah (cc) rızasını ve ahiret saadetini elde etmek yolunda uygun şekilde yaşayalım!

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır." (Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme, 25)

Gelin, Bugün gecikmeden kendimize şu soruları soralım:

  • Allah'ı ne kadar tanıyorum?

  • Allah'ın emir ve yasaklarını hayatımın rehberi yaptım mı?

  • Günlük yaşantım Rabbimin razı olacağı şekilde mi devam ediyor?

  • Eğer bugün Rabbime kavuşsam, hazırlıklı mıyım?

İşte bu soruların cevabı, hayatımıza ışık tutacaktır.

Değerli İnsan!

Rabbimiz kullarına merhametlidir. Kapısı daima tevbe edenlere açıktır. Geçmişte ne yaşanmış olursa olsun, samimi bir dönüşle insan yeniden Rabbine yönelebilir.

Kur'an şöyle müjde verir:

"Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)

Hayat kısa, ölüm ise kesindir. Asıl hayat ahiret hayatıdır. Geliniz, yaratılış gayemizi yeniden hatırlayalım; Allah'ı daha iyi tanıyalım, son mesaj olan Kur'an'ı okuyalım ve hayatımıza tatbik edelim, bize emredilmiş olan ibadetlerimizi yerine getirelim.

Rabbim bizleri kendisini hakkıyla tanıyan, O'na samimiyetle kulluk eden ve huzuruna razı olduğu kullar olarak çıkanlardan eylesin.

Selametle...

Yorumlar


bottom of page