top of page

Günümüzün Yeni Dini-"Makam"izm

  • Editör
  • 27 Eki 2024
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 gün önce

Bismillahirrahmanirrahim

En eski çağlardan beri insanlar bir takım şeyleri put veya ilah edinmişlerdir. Tarihin eski dönemlerinde bu tutumlarını açık seçik olarak ortaya koymuşlar ve taştan, tahtadan yaptıkları putlara ibadet etmişlerdir. Eski Yunan medeniyetinde bu tutumlarını bu sefer insan figürü şeklinde ancak olağanüstü kudrete sahip telakki ettikleri değişik ilah tasavvurlarında görürüz. Bunlar arasında Zeus, Apollon vb gibi hayalî karakterler yer alırlar.

Eski Mısır'da Amon adlı putu görürüz. Hz.Musa'dan(as) önce Mısırdaki İbranî toplumunun ineğe taptığına şahit oluruz. Günümüzdeki Hindular da bu şekilde İnekleri ilah olarak görürler. Eski İran coğrafyasında, ateşe tapan Mecusilere şahit oluruz. Mezopotamya havalisinde yıldızlara tapan kavimleri okuruz. Ayrıca, Hz.Musa(as) döneminde Firavunun, Hz.İbrahim döneminde Nemrut'un kendisini ilah ilan ettiğini Kur'an ayetlerinden öğreniriz.

Hz. İsa'dan(as) sonra, bu kez (teslis inancında) Allah'ın(cc) hak peygamberi ve kulu olan Hz.İsa'nın(as) ilah telakki edildiğini görürüz.

İslam öncesi Arap yarım adasında taştan tahtadan putlara tapan cahiliye toplumunu görürüz.

İslam'ın gelmesi ile işte bütün bu putlar ve her türlü şirk telakkisi hem zahiren hem de bâtınen ortadan kaldırılmıştır. Hakiki tevhide dayalı İslam akidesi tesis edilmiştir.

اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ

اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ...

"Dikkat edin, halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: "Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz" derler. Zümer.3

Günümüze yaklaştığımızda bu sefer tarihî şahısların, önderlerin ve liderlerin put haline konulduğunu görürüz. Falan zaferi kazanan şahıslar Nemrut misali kendilerini mutlak hüküm ve kudret sahibi ilah kabul ettirmişlerdir. Ancak bunu Geçmiş dönemlerdeki gibi açıkça değil, Allah'ın ayetleri yerine kendi sözlerini koymak, Allah'ın kanunları yerine başka kurallar koymak sureti ile sinsice (zimnen) yaparlar Günümüzde uzak doğu ülkelerinde de bu duruma halen şahit olmaktayız.

Komünizm gibi, İslam hukuku dışındaki bir takım sistemlerin de putlaştırılması durumu da işin ayrı bir yönüdür.

Geçmişten günümüze insanlar, dışardaki varlıklar yanı sıra kendi heva ve nefislerini de ilah edinmişlerdir. Nefislerinin kendilerine fısıldadığı her türlü arzuyu, hevesi hiç çekinmeden, sınırsızca hatta özgürlük adına uygulayanlar nefislerinin kulu kölesi haline geldiklerini hiç fark etmezler.

اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ...

"Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü?" Furkan.43

Hiç çekinmeden kul hakkını gasp eden, hırsızlık yapanlar, sahtekarlık yaparak çıkar temin edenler, Allah'ın yasakladığı alkol, domuz eti gibi gıdaları serbestçe tüketenler, meşru yoldan evlenmek yerine gayri meşru ilişkilere girenler, eşcinsellik gibi Lut kavminin yolunda gidenlerin çoğu bu kategorideki hevasını (adeta) put edinmiş ve nefislerinin kölesi olmuş zavallılardır.

Bunlar arasında, kendi nefisleri adına başka varlıkları (parayı, makamı) kendisine ilah kabul edecek şekilde aşırı derecede sevenlere de rastlarız. Bu yazımızın konusu da makam ve iktidarı kendisine ilahlaştıran ve adeta onlar için sınırsızca her şeyi yapmaktan çekinmeyen ve böylece kendisine (adeta) yeni bir din oluşturanlardır.

Ömer bin Abdülaziz(ra) halife seçildikten sonra bir alimden nasihat ister. O alim kendisine; "Şimdi halifesin, istediğin gibi emredersin. Yarın öleceksin" der.

Hz.Ömer(ra), halifeliği döneminde her girdiği savaştan zaferle çıkan Halid bir Velid'i(ra) bir gün sebepsiz yere ordu komutanlığından alarak yerine başkasını tayin eder. Bunu ise şu şekilde açıklar; “Ben Halidi ancak insanların onunla fitneye düşmesinden (Allah’a değil de) ona dayanmalarından (tevekkül) korktuğum için azlettim; bu açıdan Allah’ın Sâni (işleri gerçek çeken çeviren) olduğunu bilmelerini isterim.” Kendisine Allah'ın zaferler ihsan ettiği kişileri İlahlaştırıp da bu zaferleri nasip eden Allah'ı unutup müşrik haline gelenlerin kulakları çınlasın! Hitler ve benzerleri...

Evet, gerçekten tevhid yolunda yürüyenlerin makam hususundaki tutumu bu idi. Onlar, her şeyde olduğu gibi makam ve mevkinin de ancak Allah rızası için olduğunu ve bir gün bunların hesabını vereceklerini çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden orada ebedi olarak kalacak gibi davranmamışlardı. Makamda kaldıkları sürece hesap korkusuyla tir tir titremişler, yeri geldiğinde de makamlarını kendilerinden daha layık olanlara bırakmasını bilmişlerdi.

Makamları put haline getirme yolunda olmanın "Tehlikesinin" bazı belirtileri vardır. Bunlar, makamlara geçmeyi Allah (cc) rızası değil de kendi nefsi adına istemek, makamları nasip edenin Allah (cc) olduğunu unutup makam elde etmek için kulların önünde adeta takla atarak maskara olmak, Allah'a (cc) bu makamların hesabını verecek şekilde hareket etmemek, makamın hakkını vermeyerek sorumsuzca hareket etmek ve görevlerini yerine getirmemek, kendilerinden daha layık kimseler olsa bile onlara buraları terk etmemek, hatta onların kendi yerine geçmemesi için olmadık işler çevirmek, Allah'ın emrettiği şekilde adaletle değil de kendi çıkarı neyi gerektiriyorsa onu yerine getirmek, gerektiğinde idealleri uğruna fedakarlıkta bulunmak yerine makamında kalmak için ideal ve kutsal değerlerinden vazgeçmek...

İslam dininde kalmak isteyenler şunu iyi bilmelidirler. Allah (cc) kendisinden başka varlıkları ilah kabul etmeyi ve şirki hiç affetmez. Gerçek tevhid hali olan İslam'dan başka dini de hiç kimseden kabul etmez.

Allah (cc) tüm insanlığı gerçek İslam ile şereflendirsin, Makam, para vb. gibi şeyleri şirk olacak şekilde aşırı sevmekten, put haline getirmekten ve bu şekilde İslam dışına çıkmaktan muhafaza buyursun.

Selametle...









Son Yazılar

Hepsini Gör
Allah’ın(cc) Muhalefetün li’l-Havâdis Sıfatı

Bismillahirrahmanirrahim İslam akaidinin temel esaslarından biri, Allah Teâlâ’nın Muhalefetün li’l-havâdis sıfatıdır. Bu kavram, Allah Teâlâ’nın sonradan yaratılmış olan hiçbir varlığa benzememesi

 
 
 
Günümüzün Putları

Bismillahirrahmanirrahim Tarih boyunca insanlar, Allah’ın varlığını kabul etseler de, zamanla O’na ortak koşma hatasına düşmüşlerdir. Nuh kavminden, Âd ve Semûd’a, İbrahim (a.s.)’ın yaşadığı dönemd

 
 
 
Allah'ın (cc) Kıdem Sıfatı

Bismillahirrahmanirrahim İslâm akaidinin temel esaslarından biri, Allah Teâlâ’nın ezelî ve ebedî oluşudur. “Kıdem” sıfatı, zatî sıfatlardandır ve Allah’ın başlangıcının olmaması, yani O’nun varlığı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page